Bâtıl sahibi, ordusu ve destekçileri olsa bile zelil, sarayları ve malları olsa bile üzüntülüdür.
Hak sahibi ise sürgün edilmiş, duvarlar arasında tutsak edilmiş bile olsa izzetli, çubuklardan yapılmış evde yaşasa da mutludur.
İsmail b. Ümeyye, güvenilir olan veya yalan söylemeyeceğine inandığı birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir: İbn Ömer bir arkadaşının kızını istedi. Kızın annesi, kızının İbn Ömer'le, kızın babası ise yanındaki bir yetimle evlenmesini istiyordu. Baba, kızını o yetimle evlendirince, kızın annesi Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip durumu anlattı. Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem “Kızları konusunda kadınları (anneleri) yetkili kılın" buyurdu.
Rabbim, ona öyle bir güzellik ver ki; yüzü bakıldığında huzur versin, bakışı kalbe sükûnet indirsin, kaşları, gözleri, kirpikleri ölçü ve zarafetle şekillensin. Bu güzelliği, gözlere serilen bir gösterişe dönüştürme. Onu, herkesin kolayca ulaştığı bir suret değil; ancak edep ve haysiyetle korunan, kıymeti bilinene açılan bir emanet kıl.
Rabbim, ona öyle bir güzellik ver ki; yüzü bakıldığında huzur versin, bakışı kalbe sükûnet indirsin, kaşları, gözleri, kirpikleri ölçü ve zarafetle şekillensin. Bu güzelliği, gözlere serilen bir gösterişe dönüştürme. Onu, herkesin kolayca ulaştığı bir suret değil; ancak edep ve haysiyetle korunan, kıymeti bilinene açılan bir emanet kıl.
Şu bir gerçektir ki; tekfir şer'i bir hükümdür. Şer'i hükümleri koyma hakkı da Allah'ındır. Bizler Allah'ın (cc) verdiği tüm hükümlere kayıtsız şartsız iman edip teslim olunca mümin/Müslim oluruz:
"Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resûl'üne davet edilen müminlerin sözü: 'İşittik ve itaat ettik. demeleridir. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."
"Allah ve Resûl'ü bir şeye hükmettiğinde, mümin erkek ve mümin kadının o işlerinde seçim hakları yoktur. Kim de Allah'a ve Resûl'üne isyan ederse, muhakkak ki apaçık bir sapıklıkla sapmıştır."
Bu konuda Allah (cc), kesin ve kat'i yargısını vermiştir: O'nun indirdikleriyle hükmetmeyen, O'nun yolundan alıkoyan, insanları kendilerine ibadete çağıran tağutların küfrüne hükmetmiştir.