İnsanlarda beğendiğimiz güzel huylar; iyilik, cömertlik, açık kalplilik, dürüst ve anlayışlı oluş, hassasiyet hep bizim cemiyet düzenimizde başarısızlığın dostlarıdır. Şiddetle eleştirip, beğenmediğimiz sertlik, ihtiras, kazanç hırsı, aşağılık bencillik ve menfaatperestlik de başarıyı, şöhreti sağlayan etkenler oluyor. Biz insanlar, birincisinin hayranı olduğumuz halde, ikincisinin sonuçlarına bayılırız.
Cemiyet dışı edilmeye karşı insanda iki türlü hareket tarzı belirir: ya adam yola gelir, daha iyi, daha temiz, daha dürüst olmaya karar verir, ya da ipini tamamen koparıp bütün dünyaya, her şeye meydan okumaya kalkar. Böyle hallerde bu ikinci hareket tarzı daha sık görülenidir.
Ressam Henri Fransız değildi, asıl adı da Henri değildi zaten. Aslına
bakarsanız ressam da değildi. Kendini Paris'in Sol Yakası’nın efsanelerine
öylesine kaptırmıştı ki; ömründe oraya ayak atmadığı halde orada yaşıyor
gibiydi.