#spoiler
Güneşi batmayan ülke olarak nitelendirilen bir ülkenin başkentinin doğusunu uçurum olarak gören yazar sefalet içinde yaşayan halkın içine karışmış ve kendi kalemiyle kaydetmiş. Güneşin Doğu'dan doğduğu bu gezegende güneşin ışınlarının teğet geçtiği yaşamları tüm açıklığıyla okura sunmuş. Uçurum insanlarının uçurumun en dibine kendi istekleriyle atlamadığı, bencil ve sağır Batı insanları tarafından atıldığını ya da atlamak zorunda bırakıldığını satırlara sığdırmış. Devletleri tarafından hor görülen yok sayılan insanların ölüm oranları görmezden gelinemeyecek kadar fazla olsa da zamanın devlet adamları üç maymunu oynamış gibi görünüyor.
Kitaptaki bölümler birbirininin devamı olmaması nedeniyle akıcılığı az da olsa etkilemiş. Altı çizilmesi gereken cümleler oldukça can alıcı yerlere konumlandırılmıştı.
Yıllar boyunca tarih derslerinde gördüğümüz neredeyse her olayda söz hakkı olan bir ülkenin perde arkasını öğrenmek ilginçti.
》Kimi zaman, şimdilerde, devlet adamları "İngiltere'yi uyandırın!" diye bağırıyorlar. Bunun yerine "Ingiltere'yi doyurun!" diye bağırmaları daha sağduyulu olacaktır.
'Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun'