Ferhat Yurdakul

Ferhat Yurdakul
@Ferhat_Yurdakul
1986 Ankara doğumluyum. 13 yaşımda yazmaya başladım; yüzlerce şiir ve deneme kaleme aldım. Şimdi onları kitaplaştırıyorum. Müzik üretiyor, dijital platformlarda paylaşıyorum. Uzun yıllardır profesyonel fotoğrafçılık yapıyorum
Müzisyen Şair Yazar Fotoğraf Sanatçısı.
Ankara
Ankara, 16 Mayıs 1986
1 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Yürek bir yangın yeridir. Söylenmemiş sözlerin kıvılcımları, solmayan anıların közleri ve iyileşmeyi reddeden yaralarla çatırdar. Hem savaş meydanıdır hem de bir ağıt umutların küle döndüğü, aşkın bir yara izine evrildiği yer. Derinliklerinde acı, duman gibi kıvrılır; boğucu ama görünmez. Kaçımız geziniyoruz bu cehennemde? Ayak seslerimiz sessiz, çığlıklarımız alevler tarafından yutulmuş…
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
K A Y I P
Gidenin ardından... Bir rüzgâr çığlığı dolanıyor bahçelerde, Yüreğim batıyor sessizliğin karanlık sularına. Toprağa sızan bir kan gibi damla damla İçimdeki bahçeler kurudu. Bütün umutlar solmuş çiçekler gibi Kaldı toprak altında... "Geçmeseydi" diyorum zamanın kumları avuçlarımdan, "Bitmeseydi" diyorum o anlar ki bir daha yeşermeyecek. İki parçayım şimdi: Biri burada, gölgesiyle konuşan, Biri orada, kök salmış sessizliğe. Hangimiz ölü? Hangimiz diri? Söyle bana: Toprak altında uyuyan mı daha canlı, Yoksa bu yalnız yürüyüşü yaşayan mı? Belki de hepimiz Kendi mezarlarımızın bekçisiyiz... Ferhat Yurdakul K A Y I P 02.07.2012
1000Kitap
Tutunamayanın Dijital Manifestosu
(21. yüzyıl yalnızlığına bakan özgün bir deneme) Düşünsene, bir "Ctrl+Z" tuşun olsa hayatta... Ama benim klavyemde "geri al" tuşu yok. Sadece "delete" çalışıyor - silerek ilerliyorum. Bana "kendin ol" diyorlar. Peki ya "kendim" dediğim şey, sadece başkalarının bana attığı "like"ların toplamıysa? WhatsApp'ta "çevrimiçi" görünüyorum ama kimseye mesaj atmıyorum. Bu modern yalnızlığın en saf hali: "Bağlantıda olmamanın verdiği bağlantısızlık." Beynimin RAM'i yetmiyor artık bu kadar açık sekme için. Her biri bir yarım kalmış düşünce, her biri "belki bir gün" diye kaydettiğim bir PDF... Hayatımın "spoiler"ıni vermek gerekirse: Son sayfaya geldiğimde, aslında kitabın baş karakteri olmadığımı anlayacağım. Belki de tutunamamanın en özgün hali: "Düşeceğini bile bile koşmaya devam etmek." Ya da belki ki bence daha doğrusu "Düşmüş olduğunu fark etmeden, düşme hissini yaşamak." Ferhat Yurdakul 09.10.2018
“Kırgınlıklarım Var”
Kırgınlıklarım var benim, gizli gizli kanayan, ne anneme söyledim ne dost bildiklerime. Kendi içimde büyüttüm hepsini, küçük bir çocuğun ceket cebinde sakladığı taşlar gibi. Dışarıdan bakınca her şey yerli yerinde, oysa içimde bir yer çürümeye durmuş. Gülüyormuşum gibi, konuşuyormuşum gibi, ama biri dokunsa dağılacak gibiyim. Bir sancı bu, karın ağrısı mı desem, yoksa bir tür varoluş çarpıntısı mı? Anlamıyorum. Ve bu anlamayış beni her geçen gün biraz daha eksiltiyor. İnsan bazen gözlerinin içine bakıp sadece “anladım” diyen biri olsun istiyor. Yok. Kimsenin zamanı yok kimseyi anlamaya. Herkes kendi acısına meşgul, benimkini kim ne yapsın?
Şiir
Yarım Bir Gülüş
Gülümserken yakalıyorum kendimi, Ama gözlerimden sarkan çocukluğum var. Yarım kalmış bir kahvaltı, unutulmuş ekmek, eksik bir çay fincanı, Ve masanın kenarından süzülen Bir gülüş, Sabahın puslu ışığına karışıyor. Zaman, bir pencerenin camındaki damla gibi, Yavaşça akıyor, Ve ben hala doğum gününü kutluyorum, Ama kendi kendime, içimde. 18.09.2009