Emil Cioran'ın Fransızca yazdığı ilk eseri olan felsefi kitabıdır.
Tanrı ile olan hesaplaşması, nihilizm tartışmaları, tarihe ve ütopyaya yönelttiği bakış açıları, ölüm ve intihar gibi birçok konuyu dikkate değer düşünceleri ile birlikte mutsuzluğun da bir seçim olduğunu defalarca vurguladığı kitabıdır.
Yazar ‘çürümenin kitabında’ intihar fikrini çokça belirtmiş ve yer yer övmekten de kaçınmamış.
Okuduğum bir çok kişisel gelişim kitaplarından çok farklı bir temada işlenmiş. Diğer kişisel gelişim kitaplarından en büyük farkı intihar konusunu bu kadar işlemesi, bunu savunması ve bunu yüceltmesidir. Oysa biz kişisel gelişim kitaplarında belki en çok intihar etmemeyi ve yaşamaya devam etmenin önemini öğretmiştik. Bu konuda yazar gibi düşünmesem de savunmasını da absürt bulmadım. Belki hayatın tüm anlamını öğrenen ve çözen kişi artık hayatın içinde anlamı bulmuyor olabilir tıpkı Martın Eden gibi..
Bence hayat her zaman yaşanmaya değer evet hayatımızda bir çok şey yolunda gitmeyebilir, hayatımız altüst olabilir ama hep yaşamak için bir sebep vardır bence. Umarım bu kitabı okuyanlar yazarın bu düşüncesinden etkilenmezler.
Yazarın bu konudaki görüşleri şu şekildedir:
“Nasıl oluyor da kendini öldürmüyor? Zira ötekilerin intiharını tahayyül etmekten daha tabii bir şey yoktur. Kendini ortadan kaldırmak öyle açık ve öyle basit bir iş gibi görünür ki! Niçin o kadar nadir bir şeydir bu niçin herkes bundan kaçar? Çünkü, her ne kadar akıl yaşama iştahını yok saysa da, fiiliyatın sürmesine neden olan hiçlik bütün mutlaklardan üstün bir kuvvettedir; ölümlülerin ölüme karşı sessiz ortaklarını izah eder; yalnızca varoluşun simgesi değil, varoluşun da kendisidir bu hiçlik; her şeydir.”
“ Tabiatta bütün varlıkların kendi yerleri varken, insan, metafizik olarak başıboş dolaşan, hayatın