Serpil Barzan

Serpil Barzan
@Fermina21
Bir ayet
Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar. Rahibin gözü kayar ve bakayım ...derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der : "Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?" Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : "Rahip 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?" Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor" der. Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar okumak için 129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha yukarılar da arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız..:)
Reklam
"Asıl hapishane, insanın kendi kafasında yarattığı hapishanedir.Hayatı sınırlayan hapishane odur ki! İlk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için." YILMAZ GÜNEY
Bir de benden dinleyin!
Kişinin hayatında en değerli öğretmeni kendisidir.
Önemli olan seçmeksizin farkında olmaktır çünkü seçmek çatışmaya yol açar. Seçen kişinin kafası karışıktır, o yüzden seçer; kafası karışık değilse seçecek bir şey yoktur. Ancak kafası karışık olan insan ne yapacağının veya yapmayacağının seçimini yapar. Net ve yalın olan kişi seçim yapmaz, her şey neyse odur. Bir fikre dayalı olan eylem besbelli seçimin sonucu olan eylemidir ve bu eylem özgür kılmaz, aksine o şartlandırılmış düşünce biçimine uygun olarak daha çok direniş ve daha çok çatışma yaratır. Öyleyse önemli olan, farkındalığın getirdiği tecrübeleri biriktirmeden, anlık olarak bunların farkında olmaktır çünkü biriktirdiğiniz an, sadece o birikime, o kalıba ve o tecrübeye göre bir şeylerin farkında olursunuz. Yani bilinciniz birikiminiz tarafından şartlandırılır ve dolayısıyla artık gözlemleme yoktur, sadece yorumlama vardır. Yorumlama olduğu zaman, seçim de vardır ve seçim çatışma yaratır; çatışma halinde ise anlaşma diye bir şey söz konusu olamaz. Jiddu Krishnamurti