"Ey Mihrimah, adı dilime yasaklı olan sevgili, gülüşü gözlerime haram olan sevgili, seni her anmamda nasıl kanıyorsa bu dilim, nasıl eriyorsa aşkının altında tenim, ruhum nasıl sızlıyorsa her daim, aşkımın tercümanı olacak ellerimde şekil bulacak olan taşlar" diye haykırmak istedi.
"Aşkın karşılıksız kalmasının ne demek olduğunu o da anlasın.Güneşe yakınken yanmanın uzaklaşınca üşümenin manasını çözsün kendince.Bir el uzatımı kadar yakınken Bağdat kadar uzak olmanın acısını çeksin."