Kitabın 544 sayfa olan ciltli baskısını okudum. Baskı, cilt ve sayfa kalitesi orta düzey altıydı. Bu baskısını beğenmedim ve kalitesiz buldum. Yeni baskısının farklı yayinevine geçmesi yerinde bir karar olmuş.
Genel olarak kitabin içeriğini de beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Yazar, kitapta kurtuluş savaşı yıllarında Kolancizade Talip Ali odağında Isparta ve yakın çevresindeki milli mücadele çaba ve olaylarına yer vermiş. Okudukça kitaptaki bu baş karakterin hayali bir karakter olduğunu ve o yıllarda yaşanmış gerçek olayların içine yedirildiğini anlıyoruz.
Söyleyebileceğim ilk eleştiri milli mücadele döneminde tartışma konusu olan ve hala üzerinde tartışmalar yapılan önemli bazı olayların (Demirci Mehmet Efe'nin Denizli Katliamı, Çerkez Ethem Olayı vb.) detaylarının tarihsel gerçeklikten uzak, hayali, yanlı ve yazarın kişisel yorumuyla kurgulanmış olduğudur. Özetle, kitaptaki olaylar milli mücadele yıllarında yaşanmıştır ancak gerçekte kitapta anlatıldığı gibi değildir. Ben şansım adına daha derin bir araştırma ve çabayla derlenmesini ve o şekilde sunulmasını isterdim.
İkinci eleştirim kitaptaki yan karakterlerin isimlerinin seçiminde yazarın yanlış yaptığını düşünmemdir. Gökçen Efe gibi milli mücadele yıllarında farklı cephede savaşmış ve şehit olmuş birini bu kitaptaki karakterle birleştirmekte güçlükler yaşadım. Yine benzer şekilde 1870'li-80'li yıllarda yaşamış ve Çakırcalı Mehmet Efe'nin başzeybeği Hacı Mustafa tarafından öldürülmüş Kamalı Zeybeği kitaptaki karakter ile eşleştiremedim. Kısacası yazar romanını büyük çoğunlukla hayali kurguladığı gibi bu isimleri de bu şekilde kullanmasaydı bence daha yerinde bir tercih olurdu.
Üçüncü eleştirim kitabın son bölümlerine doğru yer verilen Amerikalı araştırmacı karakteri üzerine olacak. Bence böyle bir kitapta hiç yer