gün olur da, ayrılık yumağı çözülür mü bergüzarım ayaklar altında ezilir mi
rüveyda, görür müyüm yeşil ufuklarını
seninle bir sonsuzluk bulur muyum rüveyda yoksa hep bu kabirde kalır mıyım rüveyda
sen orada kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahsun bir derviş gibi boyun büker, giderim