Spoiler içerir!
Othello kadar başarılı bir savaşçının, şüphe-kıskançlık gibi duyguları yenik düşüp neler yaptığını… Güven duygusunu nasıl yitirdiğini, üçüncü kişilerin sözleri ile nasıl zehirlendiğini okuyoruz bu tragedyada.
***
"Hayır, bir kez fırsat verdin mi kuşkuya
Karara da vardın demektir"
Şüphe ne büyük zehir. Yavaş yavaş işler ruhunuza. Uykularımızı çalar, gerçeği görmeyelim diye gözümüze perde çeker.
***
"Desdemona:
Ah..haksız... haksız yere öldürülüyorum!"
Ne kadar bağırsan da inanmıyor masumiyetine Othello. O kadar inanmış ki suçlu olduğuna. Güzel bir sevgiyi ve masum bir kalbi şüpheyle kıskançlıkla yok etmiş. Peki, kim daha çok sevmiş? Son anında bile Othello'yu düşünen Desdemona mı, yoksa üçüncü kişilere inanıp sevdiğine bütün kapıları kapatan Othello mu? Bence en büyük şüphe Otello'nun hissettikleri.
Ah Desdemona...Yazık oldu sana. Sana ve seni dinlemek yerine etrafındakilere kulak asan Othello'ya. Bu kitap bir kez daha gösteriyor ki sevdiğimiz insanlara önce güvenmeliyiz, onların sözlerini dinlemeli, bir karar vereceksek dinledikten sonra vermeliyiz. Hakikat her zaman zannettiğiniz gibi olmayabilir. O an zor gelse de gerçekle yüzleşecek kadar cesur olmalıyız. Yoksa pişmanlık ömür boyu yakamızı bırakmayacak. 'Beni duy ve dinle, çünkü en çok buna ihtiyacım var' diyen dillere sağır olmamak temennisiyle...
Klasik bir konuyu şiirsel bir dille anlatmış Shakespeare, keyifli okumalar..