Karşımızda heykel gibi başı dik duran.
Yüzümüze gururunun ışığı vuran.
Bir muâllim, insanlığın itilâsıdır...
Bir muâllim, fakat öyle bir muâllim ki:
-Bunu yazmak öyle acı, öyle elim ki...-
Girye bugün onun zevki, gam gıdasıdır.
Bir feragat içersinde geçer hayatı,
Bu İlâhî yaşayışın tek mükafatı:
Sefaletin kendisini boğan yasıdır.
Muâllime dudak büken ey gafil uyan!..
Para değil bu mesleğe onu bağlayan,
Hocalığın sihirli bir iptilâsıdır...
Ölecekler bırakmadan belki hiçbir iz;
Fakat dünkü talebeler, bunu biliniz:
Muâllimler, asrımızın evliyasıdır...
Servet-i Fünun, 23.12.1926