Aşık olmak isterdim
Şiir yazmak için
Aşık olmak isterdim
Şarkı söylemek için
Aşık olmak isterdim
Destanlar yazmak için
Aşık olmak isterdim
Mecnun gibi
Çöllere düşmek için.
Memleket isterim
Parkı olsun,
Çocuklar salıncakta korkmadan oynasın.
Memleket isterim
Yolları olsun,
İnsan giderken ömrünü bırakmasın taşlara.
Memleket isterim
Suyu olsun,
Bir anne bidonlarla yokuş çıkmasın.
Memleket isterim
Köprüsü sapasağlam olsun,
Geçerken insanın içine korku dolmasın.
Ne olursun gülümse
Gülüşün ruhu gençleştirir
Ne olursun gülümse
Hayat sessizce geçip gidiyor
Gülümse, dünyanın derdi omzuma çökmesin
Gülümse, insanlar kalbini soğuk sanmasın
Bir kez gülümse…
Çünkü hayat en çok gülümsemeyi hak ediyor.
Ne kadar iyi olsam da
Geceye soruyorum kendimi—
Bu dünya, bu insanlar
Hak eder mi ışığı?
Bir sokak lambası gibi yanıyorum
Kendi karanlığıma inat
Ama gelip geçen herkes
Gölgesini bırakıp gidiyor
İnsan vefayı ararken
Nasıl bu kadar eksiliyor içinden?
Hangi rüzgâr söndürüyor
Sadakatin son kıvılcımını?
Ve ben düşünüyorum gece boyunca:
İyilikle yoğrulmuş bir kalp
Kırıldıkça
Kötülüğü öğrenir mi gerçekten?
Tam hayatımın bir anlamı yok sanmıştım,
Kalem elimde can bulana kadar.
Bir anda dünya değişti sanki,
Yeniden doğmuş gibi, usulca.
Nazım Hikmet gibi içten bir sesle,
Kelimeler kalbime dokundu.
Aşkı, gülüşü, gözyaşını
Şiirlerle öğrendim ben.