Sevmem onları, başkalarına acıyanları, acıma duygularından mutlu olanları : Utançtan yoksundur onlar. Merhametli olmak zorunda kalırsam da bana merhametli denilmesini istemem, eğer böyle acıyorsam da uzaktan acımayı tercih ederim. Memnuniyetle başımı örter gizlerim ve kaçarım oradan kimse beni daha tanımadan: Ve sizin de öyle yapmanızı öneririm dostlarım. Çünkü acı çekeni acı çekerken gördüğümde, o utandığı için utandım ve ona yardım ettiğimde fena incitmiş oldum gururunu.
Ağacı ellerimle sarsmak istesem gücüm yetmez. Fakat görmediğimiz rüzgar onu üzer ve istediği yöne büker. Bizleride en çok görünmeyen eller büker ve acıtır. Ağaç yükseğe , aydınlığa çıkmak istedikçe , köküde o denli güçlü bir şekilde toprağa , aşağıya , karanlığa ve derinliğe kötülüğe gitmeye başlar.