Feyruz

Feyruz
@Feyruzer
Burası konuşamayanların son durağı..
Yolculuğa, insanın bedenini alıp bir yerlere gitmesine inanmıyorum, şu ana kadar acaba kimse bir yere gitmiş mi merak ediyorum. Siz hiç kendinizi terk ettiniz mi?
Sayfa 158
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
sadece, savaşa her baktığımda onu tek insanlık küçük birimlere ayırıyorum ve savaşı, savaşın etkilediği her insan için büyük ve canavarca buluyorum. Savaşı, asker gibi giyinmiş bütün insanlar için öyle veya böyle ölüm olarak görüyorum ve ben dahil savaştan sağ çıkmış diğer bütün insanları da üniformalı kardeşleriyle birlikte ölmüş kabul ediyorum.
Sayfa 150
Fakat ağaçtan, çimenlerden, dereden uzaklaşıp şehre, insanların olduğu yerlere, sokaklara, binalara, kapıya pencereye, koridora, çatıya bodruma, insanların ömürlerini tükettikleri karanlık mahremiyet köşelerine, kalabalıkların hareketliliğine, yataklara, sandalyelere ve fırınlara her zaman geri döndü. Ağaç ise öteki, daha eski ve güzel aleme, kirlenmemiş asude dünyaya aitti; başka zamanın toprağından, suyundan, havasından, Tanrısal faziletten vücuda gelmişti, antik mekanların huzur dolu sessizliğinde, Roma’da, Atina’da, Kahire’de raks eden beyaz incir ağacı. Dişlerini sıkarak kendini ağacın düzgün dallarının üzerine çeker, ağaçla konuşurdu: “ Senin geldiğin zamanın bir parçası olmak, eski dünyada olmak, bir yandan da burada, meyvelerini yemek, gücünü hissetmek, dans ederken seninle olmak; ben, dünyada bir başıma, sadece seninle, benim ağacım, bendeki sen.” Ağaç da çocuk da ölmüş, yine de ebediyen var olacaklar, beyaz ağaç ağır ağır dans ediyor, çocuk konuşulmamış, konuşulamaz bir dille ağaca sesleniyor: “ Sen, dünya güzeli, sokaklar beni bekliyor, vaktim geldi.”
Sayfa 148
Bendim o çocuk, ve artık yaşamıyor o, ama bedenimin gölgesi kaldırımlarından silinip gittiğinde o hala şehirde dolaşıyor olacak. Bu çocuk olmazsa başka biri, benim başka bit suretim; görünenin özündeki gerçeği, devingen olanın altında değişmeyeni, kusursuz olanı ve olmayanı arayan heyecanlı başka bir çocuk.
Sayfa 145