Artık kendini iyi olduğuna inandıramayacak kadar zayıf ve yorgun olduğunun farkındaydı, fakat her nasılsa zihni hala açık ve uyanık gibiydi. Aklı, sanki kendinden ayrı bir varlıkmış gibi, duyduğu gerçek fiziksel acılarla ilgili küstah şakalar yapıp duruyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu dünya, yaşayan birinin yüzü, ağırlığı olmayan şekil, karlar üzerinde ağlamak, beyaz müzik, kainatın iki katı büyüklüğünde bir çiçek, kara bulutlar, kafese kapatılmış panterin sabit bakışı, ölümün olmadığı mekan, sıvalı kollarıyla ekmek pişiren Mr. Eliot, Falubert ve Guy de Maupassant, zamansız tefsirin sessiz kafiyesi, Finlandiya, cilalı ve kaygan matematik, tıpkı dişe takılmış yeşil soğan gibi, Kudüs, çıkmaz yol.
Büyürüz ve bir dilin kelimelerini öğreniriz. Kainatı, bütün dillerin değil, bildiğimiz dilin vasıtasıyla görürüz. Kainata bakarken herhangi bir dil kullanmamak mümkün değildir, örneğin sessizlik yoluyla kainatı göremeyiz. Ve kendimizi bildiğimiz dile hapsederiz.