Uçuruma doğru yürüyüşü durduramayacağız, aşırı insan kalabalığının ağırlığı bizi bağışlamayacak, başlarımızın üzerinde birikmiş yüzyıllar bizi dönüp durmaya zorlayacak ve bizi varlıklarını uçurumdan yuvarlamaları için koruduğumuz o yanlış fikirlerden oluşan kaos aklımızı karıştıracak. Her şeyi yapabiliriz, geri çekilmek hariç, yolda sıkıntı bile çekmeyeceğiz, yolun bizi neye hazırladığını biliyoruz.
Düzensizliğe kurban olmaya daha ne kadar devam edeceğiz? Düzensizlik sonsuza dek süremez, düzensizliğe tahammül edemeyen insan ruhu parçalanır. Bu durumda felaket tercih edilir ve insan, geleceği zorlamak umuduyla, felakete koşmakta tereddüt etmez.