Kadınların kocalarına duydukları sevginin, insanın kendini Tanrı'ya adayışıyla aynı ilkelere uygun olması istenir. Gerçekten de bu güzel göğün altında başka hiçbir sağlam temel bulunamaz - kadınların, çoğunlukla hazcılığın daha yumuşak ve kibar ifadesi olarak kullanılan "kendini hislerine kaptırma”ya karşı uyarılması gerekir. Sanırım buradan şu sonuca varmalıyız: Kadınlar ya çocukluklarından itibaren doğulu prensesler gibi kapalı tutulmalı ya da kendi adlarına düşünüp davranabilecek biçimde eğitim almalıdırlar.
Yutacağı kimseleri arayan kötü bir yaratığın var olmasına izin verilseydi, bu iblisin insanların kişiliğini yozlaştırmak için yapabileceği en etkili şey, onlara mutlak güç vermek olurdu.
En üstün yeteneklerle donanmış erkeklerin bile içinde yetiştikleri atmosferin dışına ve üstüne çıktıkları nadiren görülür ve eğer dehaların yaşantıları dahi çağın önyargılarıyla kararıyorsa, tıpkı krallar gibi her şeyi yanıltıcı bir gözlükle görmeye mahkûm bir cins de mazur görülmelidir.
Yetenekleri ve erdemleri açısından bugüne dek hüküm sürmüş tüm kralların, tebaalarından aynı sayıda insanla karşılaştırıldığında her zaman daha aşağı konumda bulundukları evrensel olarak tanınan bir gerçek değil midir? - Buna rağmen, kendilerine bunca büyük saygı gösterilmesi akla yapılan bir hakaret değil midir?