Nazlı Feyza Daş

Hâlimizi bir düşünelim: Allah Rasûlü'nün kalbinde ne vardı, bizim kalbimiz nelerle meşgul? Efendimiz'in derdi düşüncesi neydi, bizim derdimiz ne? O, ömrü boyunca ne için gayret etti, biz
​Hayatın bitmek bilmeyen hengamesi, zihni yoran o gürültülü çarklar ve ruhu darlayan belirsizlikler karşısında insan, sığınacak bir liman arar. Bu liman, çoğu zaman dış dünyada değil, bizzat zihnin
Ümmeti İnşa Eden Mücahide Bir Hanım Olmaktır Gayem.
Ben, sadece bir isimden ya da bir nefisten ibaret olmayı reddediyor; ruhunu bir medeniyetin harcına katmaya azmetmiş bir gönül işçisi, bir ümmet mimarı olmayı diliyorum. Hayalim; ipek gibi zarif bir nezaketi, hakikat karşısında çelikleşen bir iradeyle birleştirerek, yıkılan gönül köprülerini yeniden kuran bir mücahide hanım olmaktır. Benim davam; kalemimle cehalete, şefkatimle öfkeye, ilmimle karanlığa karşı durmak ve dokunduğum her hayata bir "diriliş" muştusu taşımaktır. Bir elde hikmetin ışığını, diğer elde merhametin sıcaklığını tutarak; nesilleri sadece bilgiyle değil, edep ve estetikle yoğurmak, sarsılmış bir ümmetin sığınacağı o huzur dolu limanı kendi karakterimde inşa etmek en büyük duamdır. Biliyorum ki; bir kadın kendini inşa ettiğinde bir aile, bir aile kendini ihya ettiğinde ise koca bir ümmet yeniden ayağa kalkar.