MÜSLÜMAN KADININ EVİ
Hasan El-Benna’nın, “Siz İslam devletini evlerinizde kurun Allah sokaklarınızı İslamlaştırır.” sözü inandığımız prensipleri evlerimize hakim kılacak mü’min kadının değerini ortaya koyması bakımından oldukça ehemmiyet taşır.
Bunun ilk muhattabı, evlerimizi islamlaştıracak olan MÜSLÜMAN KADIN şahsiyetidir.
Bu bağlamda MÜSLÜMAN KADIN, kendi evini sıradan bir yuva değil, İslam’ı bir nizam haline dönüştürecek büyük potansiyeli ve enerjiyi taşıyan, İslam devletinin tohumu ve çekirdeği olarak görür. İnandığı değerleri önce kendi şahsında ve evinde tatbik etmek onun en büyük özelliğidir.Kurduğu yuvayı bir devlet gibi gören MÜSLÜMAN KADIN, evinin ekonomisini yönetirken faizsizlik prensibi gereği evinin kapısından içeri faiz ve haksız kazanç gibi haramların girmesine asla müsaade etmez. Aşırı ve gereksiz isteklerle eşini banka kredilerine ve borç bataklığına mahkum etmez. Daha lüks bir ev, daha lüks bir yaşam için faizli kredilere imza atmaktansa bir gecekonduda kirada oturmaya razı olur.
MÜSLÜMAN KADIN, eşi ev ihtiyaçlarını getirdiği zaman bir şey eksik mi diye bakmadan önce evine giren malzemelerin helal kazançla alınıp alınmadığına bakar. Hangi marketten aldın sorusundan önce hangi parayla aldın sorusu daha önceliklidir.
MÜSLÜMAN KADININ mutfağı, onun devletinin merkezidir. O merkeze helal kesim olmayan etler, içerisinde haram ve şüpheli madde olan gıdalar, emperyalizme hizmet eden içecekler asla giremez. İşte bu yüzden MÜSLÜMAN KADIN alışveriş yaparken fiyat etiketinden önce helal gıda etiketi arar.
MÜSLÜMAN KADIN, ev halkını internet ve televizyonun zararlarından korumak için sürekli teyakkuz halindedir. Onun evinde internet ve televizyon asla sınırsız ve kuralsız bir şekilde kullanılamaz. MÜSLÜMAN KADININ evinde haremlik/selamlık en önemli