Gençliğin anlamı her öğrenilmeden coşku duyup yeni keşiflere doyamamasıdır. Başkalarının acılarını paylaşmamın yalnızca beni heyecanlandıran bir güç olmakla kalmayıp benim dışımdakiler üzerinde de olumlu bir etki yaptığını saptamak bende büyük bir değişime yol açmıştı.
Kaderin sillesini yemişlere, sakatlara, engellilere, toplumun dışladıklarına, aşağıladıklarına, çirkinlere, yokluk çekenlere, umudu kırılmışlara gerçekten de sevgiyle ulaşılıp yardımcı olunabilirdi. Onlara yaşamını adayan, yaşamın onlardan esirgediğini onlara bağışlamış oluyordu. Yalnızca onlar olması gerektiği gibi sevmeyi ve sevilmeyi biliyorlardı: alçakgönüllülükle ve minnettarlıkla!