Evdeki hava ağır, umut ise giderek solmuştu. Duvarlar üzerimize kapanıyor, odanın içindeki sessizlik içimize işliyordu. Zamanın akışı anlamsızlaşmış, geceler ve gündüzler birbirine karışmıştı. Açlık, sadece midemizi değil, düşüncelerimizi de kemiriyordu. Çaresizlik, duvarlarda yankılanan derin bir sessizlik gibi üzerimize çökmüştü.