Takvimden kopan her yaprak, Peygamberimiz'in (sav) yaşadığı çağla aramızdaki mesafeyi biraz daha artırıyor.
Bir yandan ölüme yaklaşırken bir yandan da Gül Devri'nden uzaklaşılıyor.
Saadet Asrı'nda dünyaya gelmiş olsaydık, O' nu(sav) görme şerefine erişmiş olsaydık içimizde mercan oluşurdu. Fakat bu çağda olduğumuz için zehir düşüyor nasibimize.
Efendimiz'in(sav) ahlakını, sünnetlerini yaşama ve yaşatma noktasındaki duyarlılığımızı yitirdiğimiz için de zahiren albenili dünya kadehinin içindeki zehri göremiyoruz.
"Kuvvetsiz ve çaresiz kaldığını, halkın nazarında hor ve hakir görüldüğünü ancak Allah'a arz ve şikayet eden" sevgililer Sevgilisi (sav), başkaları için feda edebilme yetisinin zirvesini örnekler böylelikle.