Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte mahsur görmezler?
"...ve şimdi sen ne söylersen söyle, ben bu şekilde hissedeceğimi biliyorum. O yüzden, eğer senin için bir mahsuru yoksa ben, paramparça olan kendi egoma sıkı sıkı tutunmaya devam edeyim."
En iyileri bile kendini beğenmiş ve dayatmacıydı. Beni kendilerini daha üstün hissetmek ve kendi yetersizlikleri içinde güvende tutabilmek için kullandılar...
George Orwell bu kitabında para tanrısına savaş açan Gordon Comstock'ın hikayesini anlatıyor.Gordon, Aspidistra bitkisinden nefret eder, onun gözünde Aspidistra orta sınıfı simgeleyen salon bitkisidir ve kaçtığı sistemi ona hatırlatır. Gordon'u sisteme direnen bir karakter diyerek romantize etmek istemiyorum. Gordon, benim gözümde sisteme direnen bir kahraman değil; aksine kendi ayakları üzerinde duramayan, her kusuru parada ve sistemde bulan silik bir karakter.
Çünkü kendi isteğimizle bir savaşa girdiysek gece gündüz bundan şikayetçi olmamamız gerekir. Bence Gordon, sistemden değil de kendi iradesinin yetersizliğinden korkuyordu.
Kadınlara olan sığ bakış açısı ve yersiz konulardaki gururu beni karakterden bir tık uzaklaştırdı. Fedakâr bir ablayı ve sadık ve sabırlı bir kadını hak ettiğini düşünmüyorum.
George Orwell' in, karakteri aslında hem itici hem de çok gerçekçi kurgulaması bence kitabın en büyük başarısı.