Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün bircok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli oldugunu fark edince insan hayatının ürkütücü hicligini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.
Bir hayatı baştan aşağı dolduracak kadar zengin olan hatiralar, böyle kisa bir zamana sıkıştırıldıkları için hakikattekinden daha canlı, daha tesirliydiler.
Ömrümün sonuna kadar, diz çökerek, onun hatırasına karşı işlediğim cinayetin kefaretini vermeye çalışsam, bunda gene muvaffak olamayacagimi, insanlarin en günahsizina kabahatlerin en ağırını; seven bir kalbi yüzüstü birakmak ihanetini yüklemenin, asla affedilmeyecegini seziyordum.