Gecelere çöken bir sessizlik vardır, bilirsiniz. Normalde insan güzel bir gün geçirmesinin ardından mışıl mışıl bir uykuya dalınca bu sessizliği pek idrak edemez, anlayamaz. Ama bilirsiniz diyorum. Çünkü her insan muhakkak birgün o sessizlikle arkadaş olmuştur. O sessizlikte kaybolmuştur veya yolunu bulmuştur. Ama her insan… Gecenin karanlığından bir parça bulursun kalbindeki karanlığa çok benzer, düşünürsün, düşünürsün. Bazen öyle olur ki insan yalnız olduğunu iliklerine kadar hisseder öyle gecelerde. Bu aslında bir çeşit duygusal onarım olacaktır o kişiye. O gecenin gündüzünde kim bilir neler yaşamıştır. Hangi sevdiği onu anlamamıştır, hangi dostu ona kazık atmıştır? Hayat insanın omuzlarına bazen ağır gelir ama ağır da olsa bunu gündüzleri hep taşımak zorundasındır. Ne zaman gece gelir sessizliğiyle, işte o zaman yüklerini bir kenara bırakıp kâğıt kaleme sarılırsın. Ardından gece yoldaşın olur, gece sırdaşın olur. Gece seni yargılamaz, seni üzmez, seni dinler. Ve işte tam bu an insanın duygusal onarımı olacak o andır. Buna izin ver, bırak; gece, kağıt ve kalem seni anlayışlı kollarıyla sarmalasın.