“Derinlerde yatan sevgi özlemine rağmen hemen hemen her şeyin sevgiden daha önemli olduğu sanılır. Başarı, prestij, para, güç; neredeyse tüm enerjimizi bu amaçlara nasıl erişileceğini öğrenmeye harcarız.”
-ben başkayım.
-ben de başkayım ( Fatma’ydı bu.)
-Doğru, hep başkayız. Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor. Her şey bizim çevremizde dönüyor.
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte…
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun…