İnsanlar...
İnsanlar Sultanım.
Memnuniyetsiz, şükürsüz, mutsuz insanlar.
Durgunuz Sultanım.
Sen yoksun ya; nehirler, denizler, okyanuslar durgun.
Sen yoksun ya Sultanım esen rüzgar durgun.
Sultanım güller artık kokmuyor, kuşlar kanatlarını yorgun çırpıyor.
Bu yer, bu gök, bu evren seni arıyor Sultanım.
Bizler Seni arıyoruz.
Sonunu düşünmeden pervasızca arıyoruz.
Peki ya sonra Sultanım?
Sonuna kadar açılabilecek mi kapılarımız?
İçeri buyur edebilecek miyiz?
Seni görünce ne yapacağız Sultanım?
Vazgeçebilecek miyiz içimizdekilerden?
Elimizdekilerden vazgeçebilecek miyiz?
Aklımızda hala daha alamadıklarımız varken,
Vakitleri değil de indirimleri kovalarken,
Buyur edebilecek miyiz?
Utanıyorum Sultanım.
Kendimden, çevremdekilerden, her şeyden utanıyorum.
Üzülüyor musun Sultanım.
İçten içe kızıyor musun bizlere?
Affet Sultanım.
Aciz ümmetini affet.
Bizler dillerimizi, gözlerimizi, kulaklarımızı, kalplerimizi dünyalığa adamışız.
Affet bizi Sultanım.
DD.