Emine Nur YÜKSEL

Emine Nur YÜKSEL
@Fildisikuleli
Bir dahaki sefer babam telefonu açtığında kendimle konuşmak istediğimi söyleyecektim.
Sayfa 15 - Timaş·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Agnes hiç anlamıyor. Ölüleri, söylenmeyen sözleri, bilinmeyenleri duyabilen, dokunduğu birinin damarlarında sinsice dolaşan hastalığın sesini işitebilen, bir ciğere ya da böbreğe baskı yapan urların koyu renk kadifemsi sıkılarını hissedebilen, insanları gözlerinden ve kalplerinden kitap gibi okuyabilen bir kadın. Kendi çocuğunun ruhunu bulamıyor, onun nerede olduğunu hissedemiyor.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Alıntı
“Sizi tanımayanlar” diyor Susanna, kardeşinin yüzünü inceleyerek, “aranızda bir fark olmadığını zannedebilir. Aranızda olağanüstü bir benzerlik var… yani vardı. İnsan kimi zaman gözlerine inanamıyordu. Ama sizinle birlikte yaşayanlar aradaki farkı görebiliyordu.”
Sayfa 236·Kitabı okudu
Alıntı
Gördün mü, diyor Agnes oğluna, sana verilen şeyi değiştiremezsin, payına düşeni eğip bükerek farklı bir şeye dönüştüremezsin.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Alıntı
Ölüme “göçüp gitmek” diyen ya da “ huzur içinde “ ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Alıntı