Endişelenmeye başladığımda,nerede ne zaman ne söylemem gerektiğini karıştırdığımda,insanların bakışlarından korktuğumda,insanların bakışlarından korktuğumu belli etmemeye çalıştığımda,tanımak istediğim birine kendimi tanıtmak istediğimde,aslında kendimi ne kadar az tanıdığımı bilmezden geldiğimde,geçmiş Canımı yaktığında,geleceğinde ala olmayacağını kabullenemediğimde;ne bulunduğum yerde ne de göründüğüm insan olmayı içime sindirebildiğimde...saçmalarım..
"Arayış içimize doğrudur"açıklamasının tam da ruh bulmuş eseri bu kitap oldu sanırım..fakir/zengin çatışmasının bir hayata ne denli mal olduğunu,olabileceğini görmüş oldum..küçük oğluyla yaşam mücadelesi veren Vera Ray'ın kadın başına atlatmaya çalıştığı zorluklar..Bir anne kalbinin intikam duygusuyla çalınması,cayır cayır yakılması..oğlunun arayışında yardıma en muhtaç olduğu zamanlarda gelen esrarengiz ölümü..yer yer duygulandırmadı değil.."Anne olmak"bunu gerektirir empatisi kurdurttu...
Böğürtlen kışı yazarla en güzel yol kesişikliğim oldu..'ben okurken büyük bir keyifle okudum..okuyanlara da keyifli okumalar dilerim...'