Seni uzaktan sevmeyi, bana bakmadan görmeyi,
Seni duymadan dinlemeyi, gözyaşlarımla gülmeyi
Ve kavuşmak için sabretmeyi,
Her şeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla…
Ayrılık Günü
Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı
Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
Derinden ses verir içimde bir tel
Sonra, birdenbire kırılır, kopar
Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
Durmadan çalınır kulaklarımda
Şarkıların en hüzünlüsü
Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...
Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
Böyle perişan beklerim dönmeni
Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Kırgınım tüm yaşadıklarıma inat, yaşayamadıklarıma ..Sevdiğim halde sevgimi, gösteremediğimin dile getirilmesine. Sesi ve nefesi ile can bulduğum halde ,gözlerinde eriyemediğime. Öfkenin ve kızgınlığın sevginin ve Vefa'nın önüne geçmesine. Her yaşanan olay da suçlanmaya ,anlaşılmak için dönüp bakılmamasına. Aşkına maşuğum yarim derdime derman yarim deyip omzunda ağlayamadığıma. Gönlümde tek ses tek vurgu oldun sen .Senden başka ne kapı açıldı ne de ben kimseyi buyur ettim .Aşk mabedi tek kişilik o da yalnız sen olacak ben son nefesim de dahi sen diyeceğim .Ey gönlümün sonsuz aşkı kırgınım ama en çok da yokluğuna .....
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Kederli olduğum da söylenemez zaten. buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var.
Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. Ağırlıksız duran bedenimi küçümsiyeceklerdi. Sonra da birbirlerine dürterek, ya da ilerdeki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, “kalbini yok etmişin haline bakın, hınzır pek de pratik, belli etmiyor hiç” diyeceklerdi.
Ama iyi ki yoklar.
Yüzümü saklamayı düşünmeden durabiliyorum.
{Cahit ZARİFOĞLU}