Umberto Eco'nun başyapıtı "Der Name der Rose" da "Gülün Adı", cezalandırmanın kendi adına nasıl bağımsız bir varoluş geliştirdiği anlatılır. Engizisyoncu Bernardo Gui, diğer herkesi suçun mevcudiyetinden kurtarmak için örnek olsun diye cezalandırmak üzere 'suçlular' bulur. Aynı şekilde bizim toplumumuzdaki insanlar da kendilerini değersiz hissettikleri için sürekli suçluluk duyuyor gibiler. Onlar da cezalandırmak üzere kurbanlar arıyorlar. Bu kurtuluş sağlıyor.
Dünyadaki herkes gibi, mutlu olmak için başkalarına ihtiyaç duyan bir kişiydi, ama başkalarıyla baş etmek de zordu. Beklenmedik tepkiler gösteriyorlar, çevrelerine koruyucu duvarlar örüyorlar, aynı kendisi gibi davranarak hiçbir şeye aldırmaz numaralarına yatıyorlardı.