Geri dönüş mesafesini çoktan geride bıraktık ve zaten geri dönecek yakıtımız da yok. O yüzden önümüze ne engel çıkarsa çıksın yolumuza devam etmek zorundayız.
Oysa esas rahatsız edici olan, sözcüklerin anlamı üzerinde bu kadar emek harcamamıza rağmen iletişim kurmaya neredeyse hiç zaman ve enerjimizin kalmamasıdır.
Yirminci yüzyılın başlarında yaşayan birey için mantık her kapıyı açan bir anahtardır, irade gücü fikirleri harekete geçirir, duygular ise pek fena bir şey olmamakla beraber bastırılmalarında yarar vardır.
Çağımız, Hermann Hesse'nin deyişiyle 'Koca bir neslin iki yaşam biçimi, iki devir arasında sıkışıp kaldığı ve doğal olarak anlayışın, belli standartların ve hayat güvencesinin yok olup gittiği' bir zaman dilimidir.