ɑⵢ̧ƙ ile yanmayan, karanlıkta yürüyor demektir..
Ben bir şeyim’den ben her şeyim’e giden yol, ben her şeyim’den ben bir hiçim’e giden yol bir kapsayıcılık, kabul veya sevgi yoludur..
Aşkta; zihin, beden ve dünya yavaş yavaş farkındalık niteliklerini üstlenir, gerçek doğamız olan huzur ve mutluluk tarafından açık, boş, şeffaf, ihata edilmiş ve doygun, mutmain hale gelir..
her şeyken h̷i̷ç̷
h̷i̷ç̷ iken her şey
her şeyde bir şey..
Kendine ait olanı bilişin o sessiz ilmi..
Bu gerçeğin idrak edilmesi, aradaki mesafe ayrılık ve ötekilik inançlarını çözer.
Bu uzaklık, ayrılık ve ötekilik yokluğuna verdiğimiz ortak isim ɑⵢ̧ƙ ve güzelliktir..
Herkesin özlediği, yana yakıla aradığı şey budur, herkes bunun peşinde, parça bütünün derdinde…
Ya her şeyim.
Ya hiçim..
işte öyle değerli bir şeyim...
Tüm evrenin “amin” deme biçimidir ɑⵢ̧ƙ..
Bu ince kavrayışta, gerçek bilgi ve sevginin bir ve aynı olduğu ortaya çıkar; görünüşte içsel benliğin ve dış dünyanın gerçek doğasının, farkındalığın şeffaf ışığından, latif nurundan yani kendi varlığımızın yakınlığından yapılmış tek bir gerçeklik olduğunun bizzat deneyimsel, doğrudan farkındalığı. Bu bakış açısıyla yaşamaya başladığımızda her şey değişir.
Varlığın akışı olarak damarlarımızda dolaşan ɑⵢ̧ƙ, sınırların ortadan kaldırılmasından ve bütünlüğe dönüşten başka bir şey değildir..
özne nesne ne varsa hepsi bir cümle içinde
“ayıran kendini ayırır” gayrısı yok içinde..
Kendini ayrı görmediği için ayırmadan seven,
"bilinmek isteyen gizli hazineyi" kendinden bilir..
Bana benden yakın olan, kalbimdesin Sen her zaman
Cemalin yansır her yere, gören gözler olur handan..