Yapımcılar genelde, kendilerinin ve toplumun cahilliğine ayna tutuyorlar.
Korsanları sollayan, şarkıların internetten bedava indirilebildiği bir emek hırsızlığı yaşanıyor..
Toplum ne ise, müziği de, medyası da, siyasetçisi de odur..
Müziğimi ve anlatımlarımı hiç olmadığı kadar özgür bıraktım.
Hiçbir dönemimde ve hiçbir albümümde, müzikal yetkinliğimi, düşüncelerimi, duygularımı, dinleyicinin algılayış sınırlarına göre, hafifletmedim, sadeleştirmedim..
Bazıları için hiç olmayan, bazıları için hiç ölmeyen güzellikleri anlatıyorum..
Sanatçı, kainatın bilinmez kıvrımlarında gezinen ayrıcalıklı bir ruhtur.
Onun yaratım sancılarını, ötelerden taşıdığı ışığı bozulmamış safiyet ve güzellikte yansıtma çabalarını, ancak o titreşimleri hissedebildiğinizde algılayabilirsiniz.
Adının yapıtlarından önce anılmasını arzulamaz hiç!
Bilinenin aksine, unutulmayan eserleri unutulmaz sanatçılar yaratır.
Bir eliyle göklerden aldığı lütufları, öteki eliyle toprağa tohum tohum eken semazen gibi döndükçe..
Kah yerlerde, kah göklerde, canından can vermek beyaz ayinlerde..
Ego olamaz!
Duygular köreldiyse yaratıcılıktan söz edilemez.
Geriye kurnazlık ve hırsızlık kalır.
Yeni Dünyanın, gençlerin en büyük sorunu bu.
Hayatlarında olmadığı için "aşk" öldü sanıyorlar..