Öylesine ağır bir ceza görmüşlerdi ki, herkesin önünde düşüncelerini belirtmemeye özen göstermeye başlamışlardı.
Tabii ki herkesin önünde, çünkü gizli toplantılar evde yapılır olmuştu.
Ben hayatı seviyorum, o ölümü. Ben "Sevmesini biliyorsan, güneş doğmuş ya da batmış ne umurun?" diye yazıyorum. O ise adamlarına aşkı, musıkiyi, şuri, şarabı ve guneşi yasak ediyor. Bir de üstelik cennet vaad etmeğe kalkışıyor! İnan bana, kalesi cennetin kapısı olsaydı, ben cennetten vazgeçerdim
Üç arkadaş, İran'ın yüksek yaylalarında geziniyordu. Karşılarına bir pars çıktı. Yeryüzünün en vahşi yaratığı idi.
"Pars üç adama uzun uzun baktı ve onlara doğru koşmaya başladı. Birincisi, en yaşlı, en zengin, en güçlu olanıydı. Haykırdı Bu yörelerin efendisi benim, bana ait toprakları bir hayvanın altüst etmesine asla izin vermem. Yanındakı ikı av köpeğini parsın üze rine saldı. Köpekler parsı ısırdılar, ama bu onu daha guçlu kıldı. İki köpeği de öldürdü ve sahiplerine saldırdı, karnını deşti.
Nizamülmülk un kısmetine duşen buydu