Sindire sindire okunulacak bir kitap. Diyaloglar düşünce üzerine. Kitaba başladığım an nostaljik havası icine çekti beni. Eski Türkçe kıvamında, sıcak bir uslubu var. Yeni kelimeler öğrendim. Bir de kitabı okurken anlatım uslubu cok ilgimi çekti. Bölümün başında özet geçip sonra konuyu anlatıyor. Spoiler yemiş gibi ileriye anlatımı çokca yapıyor. Bazı filmlerde de bu tarz ileriye dönük, geriye dönük anlatımlar oluyor ki bu işlenen güçlendirip bizi düşündürmeye yonlendiriyor. Severim.
Kitabin konusuna gelirsem, Hayri Irdal isimli bir kişinin hayatını onu etkileyen olayları, hayata bakışı ve olayları sorgulamaları üzerine geçiyor. Hayatına giren kişilerin onu nasıl dönüştürdüğünü. Yoksulluğu, çaresizliği, insanların konu kendilerine gelince öptüğü eli nasıl kırdığı yani 180 derece dönmelerini şaşkınlıkla izlemesi hatta onlara hak vermesi, karakterin nahifliginden. Herseyi sorguluyor, olayları kendince yorumlayip sonra onların gözünden bakıp bir de böyle yorumluyor. Psikolojik tahlili yapilabilir. Kitabin bir bölümünde psikanalize gidiyor ve benim sevdigim bölüm.
Halit Ayarcı da ilginç bir karakter Hayri Irdal'ın hayatını değiştiriyor, hayatı dalgaya alıyor havası da var. Bilgili, derin ve ilginç bir karakter.
Daha da anlatılırdı da kâfi bence. Daha pekçok karakter var. Çok merak edip incelemeleri inceliyorsaniz, kitabî okuma zamaniniz gelmiş demektir, geçmesine izin vermeyin derim. Iyi okumalar.