Üç arkadaş, İran'ın yüksek yaylalarında geziniyordu. Karşılarına bir pars çıktı. Yeryüzünün en vahşi yaratığı idi.
"Pars üç adama uzun uzun baktı ve onlara doğru koşmaya başladı. Birincisi, en yaşlı, en zengin, en güçlu olanıydı. Haykırdı Bu yörelerin efendisi benim, bana ait toprakları bir hayvanın altüst etmesine asla izin vermem. Yanındakı ikı av köpeğini parsın üze rine saldı. Köpekler parsı ısırdılar, ama bu onu daha guçlu kıldı. İki köpeği de öldürdü ve sahiplerine saldırdı, karnını deşti.
Nizamülmülk un kısmetine duşen buydu
Peygamber'in benden söz ettiğini biliyor muydun?
Senden mi? Kum doğumlu Hasan bin Ali Sabbah'tan mı?
"Kum'dan bir adam gelecek, insanlara doğru yola gelmeleri çağrısında bulunacak, çevresine adamlar toplayacak, hiçbir rüzgâr, hiçbir fırtına onları dağıtamayacak, savaşmaktan yılmayacaklar, zaaf göstermeyecekler ve Tanrı'dan güç alacaklar" demedi mi?
Kitaplarda yer almış bir öyküdür. Üç arkadaştan söz eder. Derler ki Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır. Dünyayı gözlemlemiş olan Ömer Hayyam, dünyaya hükmetmiş olan Nizamülmülk ve dünyayı titretmiş olan Hasan Sabbah.