Tehlikeye düştüğüm zaman, ne böyle saçma sapan adiliklere, alçaklıklara saparım ne de kendimi savunmadığıma pişman olurum. Böyle yapmaktansa, sizin alıştığınız gibi kendimi savunmaktansa, alıştığım gibi davranarak ve konuşarak ölüme giderim, benim için en şereflisi bu olur. Çünkü savaş meydanında olduğu kadar adalet karşısında da, ne ben ne de başka biri, kendini ölümden kurtaracak yollara sapmaktadır. Evet çoğu kez, bir kimse savaşta silahlarını bırakmakla, düşmanlarının önünde diz çökmekle ölümden kurtulabilir; her şeyi söylemeyi, her şeyi yapmayı kabul eden biri için her türlü tehlike karşısında ölümden kurtulmanın daha birçok çaresi vardır.