Sizden tek bir şey rica edeceğim. O da, çocuklarım büyüdükleri zaman, erdemden çok zenginliğe ya da herhangi bir şeye düşkünlük gösterecek olurlarsa, ben sizinle nasıl uğraşmışsam, siz de onlarla uğraşın, onları cezalandırın. Kendilerine, hak etmedikleri bir değer verir, önem vermeleri gereken bir şeye önem vermez, bir hiç oldukları halde kendilerini bir şey zannederlerse, ben sizi nasıl azarlamışsam, size nasıl kızmışsam ve engellemeye çalışmışsam, siz de onlara öyle davranın. Bunu yaparsanız, bana da, oğullarıma da iyilik etmiş olursunuz.
Beni mahkum edenlere, beni suçlayanlara asla kızmıyorum. Onlar bana iyilik etmeyi bile bile istememişlerse de, kötülük de yapmamışlardır. Onları ancak, bana bilerek kötülük yapmak istediklerinden dolayı kınayabilirim.
Atinalılar, insanları öldürmekle, herkesi kötü hayatınızı kınamaktan alıkoyacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu, halihazırda mümkün olan bir kaçış yolu, yani onurlu bir kaçış yolu değildir. En kolay, en asil yol, başkalarını hiçbir şey yapamayacak hale getirmek değil, kendinizi yükseltmektir. İşte buradan ayrılmadan önce beni mahkum eden yargıçlara söyleyeceğim budur.