“...bir gün, Martı Jonathan Livingston,
sorumsuzluğun çıkmaz bir yol olduğunu
anlayacaksın. Yaşamın sırrına erilemez. Bu
dünyaya gelişimizin tek nedeni vardır:
Yiyeceğimizi bulmak ve olabildiğince uzun
yaşamak.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşamın da bir amacı olmalıydı. Kendimizi
bilgisizlikten arındırabilir; akıl, bilgi ve yücelik
içinde özümüzü yeniden kazanabiliriz. Özgür
olabiliriz. Uçmayı öğrenebiliriz...
Benim yazgını buymuş, kurtuluş yok. Ben
bir martıyım ve doğa yaratılıştan sınırlandırmış
beni. Uçmanın tüm inceliklerini öğrenmem
gerekseydi, beyin yerine uçuş haritalarım
olurdu. Hızlı uçmak için yaratılsaydım, bir
şahininki gibi kısa kanatlarım olurdu. Balık
yerine de fare yerdim. Babam haklıydı. Bu
aptallığa bir son vermeliyim. Yuvama dönmeli,sürüme karışmalıyım. Zavallı ve
sınırlandırılmış bir martı olduğumu kabul
etmeliyim artık.
“Bana bak Jonathan,” dedi babası, kırıcı
olmayan bir sesle. “Kış pek uzak değil. Balıkçı
tekneleri yakında azalacak, yüzeydeki balıklar
da derinlere inecek. Bir şey öğrenmen
gerekiyorsa, yiyeceğini nasıl elde edeceğini
öğren. Uçmak iyi güzel de, karın doyurmaz ki.
Unutma, uçmanın amacı yiyecek bulmaktır.”