Richard Bach

Richard Bach

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.2
13,5bin Kişi
okuyor-dolu
54,2bin
Okunma
v3_begen_dolu
853
Beğeni
goz
28,3bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Richard David Bach
Unvan
Amerikalı yazar
Doğum
Oak Park, Illinois, Amerika Birleşik Devletleri, 23 Haziran 1936
Yaşamı
Richard Bach (23 Haziran 1936) ABD'li yazar 1955'te Long Beach State College'e başladı. Kurgu ve hayal konusunda birçok eser yazdı. Kitaplarının çoğunu kendi hayatından esinlenerek yazdı. Hava Kuvvetleri'nde pilot olarak çalıştı. Ardından birçok işe girdi. Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti. 1970 yılında; yem bulmak için uçmak yerine hızlı ve akrobatik uçmayı seçen bir martının hikâyesini anlatan kitabı, Martı'yı yazdı. Kitap 10.000 sözcükten daha az olmasına rağmen kurgu ve kurgu dışı kitaplar arasında en çok satan oldu. Rüzgarla Uçmak'a kadar en çok satanlarda yer aldı. Rüzgarla Uçmak 1972'de 1.000.000'dan fazla kopya sattı. Son yıllarda hayranlarıyla ilgilenmeye başladı. 1990'larda bir Amerikan şirketinde hayranlarının maillerine cevap yazmaya başladı. Bach'ın 6 çocuğu bulunmakta ve Bette adında bir eşi var. Ardından gazeteci olarak işe başladı ve babasız büyümek hakkında bir kitap yazdı. Bach 1977'de, Martı filmini çektiği sırada, aktris Leslie Parrish ile evlendi. Bach'ın Sonsuza Uzanan Köprü ve Bir eserlerini etkileyen kişi oldu. 1999'da boşandılar. Martı kitapları arasında en iyi kitap oldu.
kamera
Martı Jonathan Livingston
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Mavi Tüy: Gönülsüz Bir Me...
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Hipnozcu
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Bir
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Sonsuza Uzanan Köprü
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Aforizmalar
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
96 syf.
·
2 günde
Martı imgesi üzerinden insana ve insanlığa dair müthiş mesajlar veriyor yazar. Amacın zaten martı kuşunun uçuşlarını, pikelerini, yeme içme durumlarını anlatmak olduğunuz düşünmüyoruz öyle değil mi? Bir insanın düşünmesini değil de bir martının uçmasını temel almış mini bir düşünce kitabı olduğu kanaatindeyim. Daha hızlı uçmalıyım, diyor martı. Sen hızlı uçamazsın, martısın altı üstü; diyorlar. Küçük Kara Balık kitabında da buradan başka yerde yaşam yok, su yok, deniz yok; denmiyor muydu? Ölü Ozanlar Derneği'nde senden tiyatrocu olmaz, doktor olacaksın; denmiyor muydu? Gelelim iki kapak arasındaki satırlardan gerçek hayattaki satırlara... -Şu işi yapacağım, ne dersin? -Yapamazsın, elinde kalır, batarsın. ... -Şiir yazacağım, kitap yazıyorum, bir dergiye yazı gönderdim... -Bir sen eksiktin şair olacak. Ne yapacaksın kitap yazıp? Dergi mi, kim okuyacak onu? ... Çevremizde hep böyle varlığını hissettiren duvarlar yok mu? Hem de ne kadar çok. Kıymık gibi. Duvar batar mı? Batıyor kıymık gibi... Kitabın mesajı bu işte. Neden yapamayasın? Ya da yapamadım, ama denedim; neden demeyesin? Kanatların varsa hızla uçabilirsin. Eee insansan da düşünebilirsin. Bu zor değil. Bu senin işin. Kur'an-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde "Düşünmez misiniz, akletmez misiniz, ibret almaz mısınız?" ifadeleri yer alır. Hiçbir yerde uçmaz mısınız, sürünmez misiniz vs ifadeler geçmez. İnsanın işi düşünmektir. Ama bize düşünme diyorlar, yapamazsın... Evet, biz de kolay olanı yapıyoruz, düşünmüyoruz. Kitabın son kısımlarında kendilerine uçmayı öğreten Kutsal (!) Martı adına tapınak gibi bir mezar yapıyor martılar. Kutsalımız o, diyorlar. Kutsal Martının ilk öğrencileri bu kutsallık atfeden kitleye diyor ki, o şunları şunları öğütledi. Hayır diyorlar, bu imkânsız ama o kutsal bir varlık... Düşünme gücü tapınma gücüne evriliyor. İnsanoğlu da aynı halde değil mi? O kadar aynı haldeki sosyologların ünlü bir sözü var... "Şeyh uçmaz, mürit uçurur." Daha fazla uzatmak istemiyorum... Keyifli okumalar.
kamera
Martı Jonathan Livingston
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.2/10 · 52,1bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
96 syf.
·
3 günde
·
7/10 puan
"Dünyada en zor şey neden bir kuşu özgür olduğuna ikna etmektir?" Neden zordur? Biraz çabayla istediğini yapabilecekken, neden yerinde saymayı kabullenir bir varlık? Pek çok nedeni var aslında bunun, çoğu da dış kaynaklı.
kamera
Martı Jonathan Livingston
kitabında da bunlar somutlaştırılarak aktarılıyor. Bu kitapta, olduğu haliyle yetinmeyen, daha yükseğe ve daha hızlı uçabileceğine inanan Martı Jonathan Livinston'un hikayesi anlatılıyor. Martı, görünürde bir Martı olan Jonathan Livinston'un sürüsünden dışlanmak pahasına yeni uçuş denemeleri yapması, sınırlarını aşması ve bunu başarmasını anlatıyor. Aynı zamanda pilot olan yazar, bunu anlatırken okurunu da gökyüzünde uçuruyor sanki... Kitapta her ne kadar bir martının uçuşunu geliştirmesi üzerine çalışmaları anlatılıyor gibi görünse de durum farklı. Martı Jonathan Livinston insanı simgeliyor aslında. Toplumsal ilişkilerde biz de dışlanma, kabul görmeme korkusuyla hareket etmiyor muyuz çoğu zaman? Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz mi oluyor yoksa yapmamızı istedikleri mi oluyor?
kamera
Richard Bach
kitabında, kendimizi toplumun bizden beklentisiyle sınırlamamız gerektiğinin, gelişmenin önündeki dış kaynakların içimize karışmasını önlememiz gerektiğinin, kendimize güvenerek, çaba göstererek yapmak istediklerimizi yapabileceğimizin mesajını veriyor. Kısa bir solukta okunabilecek bir kitap. Dili oldukça sade ve akıcı. Kitabı tavsiye eder miyim? Eğer vaktiniz varsa, uzun bir okuma yaptıysanız arada dinlenmek için tercih edilebilecek bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum.
kamera
Martı Jonathan Livingston
kamera
Richard Bach
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.2/10 · 52,1bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
94 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
martı deyip geçme artık!
Martı Jonathan, okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Zaten bir oturuştada bitti. Beklentimin üstü bir kitap olduğunu belirtmek istiyorum. Şimdi geleyim incelemeye. Martılar içinde bir özgür, insanlar içinde özgür olamadık... Martı Jonathan kelimenin tam anlamıyla anarşist. Bulunmuş olduğu merak eylemleriylede otoriteyi yok saymıştır. Bir kalıp olan düzene de başkaldıracak kadar gözü pek demek isterim. Yasalar her zaman erdemli değildir. Yasalar zaten hiç erdemli değildir. Aslında erdemli olanın toplumun istediği şekilden çıkmak olduğunu göstermeye çalışıyor. Tam tersini yapacaksın. Kendi tabuları vardır. Sen busun ve sadece bunu yapabilirsin... Aaa öyle mi dur belki yapabilirim dediğin an "Sürgün" yapamazsın arkadaş. Yasalar, toplum böyle söylüyor. O şekilde bir bireyin yaşama hakkı yoktur. Ve öyle ki en iyi arkadaşının seni geliştirip yetiştireninde bir öğretmen olduğunu gösteriyor kitap bize. Annesi babası ve arkadaşları hatta kabile reisi tarafından bile dışlanan martımız bir Öğretmen tarafından şekilleniyor. Bir şekilde doğru olsada tamamıyla yanlış. Bilinçsiz bir toplumun içinde bulunan "parça" aynı şekilde benzeşecektir. Ki o toplumun içinde kalan "öğretmen" dahi olsa beş para etmez vicdansızdır. "Burası Cennet olmalı." sürgün cezalılarının bir araya gelip oluşturduğu yer. Çok zor bir iş. Cennet ve Kovulmuşlar. Bir türlü birleştiremiyorum ikisini. Toplum tarafından dışlanan cezalılar kendi yerlerini oluşturuyor ve bu Cennet oluyor artık. Bu cennet ne kadar gelişebilir. Kendine yeni yasalar koyup artık kovulmamış ve başkaldırmamış olanlarıda aramıza kabul ediyoruz diyebilir mi? Tabiiki karşıtlık bunu gerektirir. Değişen hiçbir şey olmaz bir grup martı çıkar ve şunu istiyor bunu yok sayıyoruz der gel uğraş Yasayla. İnsan kusurlu olduğundan ne yaparsa yapsın kusurlu olacak. Kitabı eleştirmiş gibi oldum. Hayır bu da değil. Üslubunu sevdim. Kelimeleri kullanışıda beni kendine çekti. Fikirler geliştirilebilir. Ama kitaba zıt olmam(kısmen diyelim) beğenmeyeceğim anlamına gelmiyor. Bir niteliği var. Adam martı üzerinden insanlığa, ders veriyor ders. Yani dostlar Namık Kemal'in de dediği gibi Seviyorsan Övün! Düşmanların utansın. " bilinçlenmemiş bir toplumda bilinçlenmek bir hastalıktır. Mesele yok bağıracağız. İnsalık martıdan mesaj alır olurdu ya... İnsanlık...
kamera
Martı Jonathan Livingston
yildiz
8.2/10 · 52,1bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;