Bir araya gelince yüzen bir adanın üzerinde gırtlaklamak yanındakini uyurken fazla ses çıkardığı için çok daha doğal gelir insana. Birkaç metre altında birbirlerini yutan balıkları düşünürsün ve bunun normal olduğu kanısına varırsın... Su zehirlidir! İnsanı ilk çağlardaki haline geri götürür. Zaman makinesidir okyanus. Kanunlardan önceki zamanı hediye eder. Sahil güvenliklerse umutsuz bir çabadır. Kıyıdan fazla uzaklaşamayan. Medeniyetin kolu bir yere kadar uzanır. Daha ötesinde ilkel çağlar başlar. Yalnızsındır yüzen demirin üstünde hiç olmadığın kadar. Kas konuşur. Silah söyler. Herkes dinler. Hepsi bu. Ne para kalır, ne aile...
Artık Cassandra ananas ve muzların yanında bizi de taşıyordu.
Kinyas ve Kayra'yı. Dünyanın en yalnız adamlarını... Dünyanın sonuna, dünyadan önce giden adamları.
Bir ülkenin vatandaşı başka bir ülkede kendi vatanına daha
çok yaklaşır. Önceleri doğduğu topraklarda sahip olmadığı yöre-
sel özellikleri başka yerlerde daha çok benimser.Türk,Almanya'da daha çok Türk'tür.
Belki de tek sorun şuydu: biz ne istediğimizi bilememiştik hiçbir zaman. Ve dolayısıyla her şeyi deniyorduk. Belki görünce istediğimiz, uğruna yaşadığımız şeyi hatırlarız diye.