Aramızda garip, hatta anlaşılmaz bir bağ vardı; bir göz kırpmasıyla diğerimizin ne hissettiğini anlayabiliyorduk. Bir örümceğin kesilmiş iki bacağının, birbirlerinden ayrı olsalar bile ikisinden birinde hayat olduğu sürece hareket edebilmesi gibi bir şeydi.
Diyelim ki bir konsere gitmeye karar verdiniz, dedi, Pierre; tam kapıdan çıkacağınız sırada, yürümek, metroya binmek size ağır geldi; o zaman, geçmiş kararlarınızı tanımaz, evde oturursunuz; ama on dakika sonra kendinizi bir koltukta sıkılır bulursanız, artık özgür falan değilsinizdir; yaptığınız hareketin sonuçlarına katlanıyorsunuzdur.