omuzlarında kar mavisi sislerin ağırlığı
solgun kavaklar
sonbaharın büyük hüznünü saklar
içimde bir su yalnızlığı
bir su yalnızlığı
dağılıyor birden
şehre elektrik tellerinden
kan gibi yüksek gerilimli alım
içimde bir su yalnızlığı
bir su yalnızlığı
ne kadar ölüme ilerlerse yaşım
işe bak
o kadar çocukluğuma yakınım
ellerime kırlangıç yağıyor