Küçüklük bir anımı hatırlıyorum. Elimde bir müzik kutusu ile salonda oturuyorum. Odanın o boğucu havasının farkında olmadan. Müzik kutusunun kolunu döndürüyorum. Döndükçe balerin tüm saflığıyla dans ediyor süzülerek. Kol yavaşlıyor ve balerin de dansını bitirmeye koyuluyor. Bitmesin diye kolu çeviriyorum. Annemin kulaklarıma bir şey taktığını hissetmemle ses kesiliyor. Bakışlarımı ona çeviriyorum. Müzik kutusunun o tatlı melodisinin yerini çocuk şarkısı alıyor. Müzik kutusunu almak istiyorum. Dinlemek istiyorum. Kulaklığı çıkarmak için yeltendiğimde annem engel oluyor. Beni odama götürüyor. Ben isteksizce otururken dayanamayıp salona gidiyorum. Adımlarım salonun giriş kapısında duraksıyor. Annemin kötü tarafından saldırıya uğradığını görüyorum. Ağzından tükürükler çıkartıp, kükrüyor. Annemin eli titriyor. Dudaklarını ısırıyor. Tavana bakıyor. Müzik kutusunun kolunu çeviriyorum. Annem o tatlı melodiyi duymasıyla bakışlarını bana çeviriyor. Gözleri dolu. Kötü adam pençesini müzik kutusuna geçiriyor, atıyor. Kalbimin acıdığını ve boğazımın yandığını hissediyorum. Ağzıma tuzlu bir tat geliyor.