"... Mutlu olmamana sahiden üzüldüm ama biliyorum, kocan yanında olmadığı için böylesin. Burada olsaydı, sana para vermese, seni köle gibi çalıştırsa bile mutsuz olmazdın."
"Doğru, olmazdım."
Yüzbaşı Sançar uçmağa varalı on üç yüzyıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay ışıklı yaz gecelerinde hala ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgarın çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı'nın odu yanan gönüller sezer. Bu ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar'ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek.