"Lek Kürtleri kartallara benzerlerdi."
"Lek Kürtleri türkülerde kaldı."
"Nasıl saklarız?"
"Nereye?"
"Eşkıya Kürt Reşit vardı. Girerdi Anavarza kayalıklarının içine, kimse bulamazdı onu."
"Bir ormandı bu yöreler eskiden, bir ordu girse içine kaybolurdu."
At Kuyruksuzdadır. Başka türlüsü olamaz. Orada, Kuyruksuzun dibinde iri çiçekli gülün yanında, sağ art ayağını karnına ekmiş duruyordur. Yanına yönüne iri gözlerini daha da açmış bakmaktadır. Kuyruksuzda değilse, Kel Mıstıktadır. Kel Mıstıkta değilse, Kürt Kızındadır, orada değilse Kirmen Çiçeğindedir. Hiçbirisinde değilse yağız at göğe çekilmiştir. Bir ömür arasanda bulunmaz...
"Ulan bir ömür olsa da arayacağım seni! Ulan yağız at, gözümün feri çekilinceye, ak sakalım dizlerimi dövünceye, dizlerime kara su ininceye kadar, son soluğumu verirken bile seni arayacağım. Ulan seninkisi yiğitlik de, inat da, bizimkisi tavşan boku mu? Bizde de var o kadar adamlık."