Peygamber Efendimiz ile İmam Gazali arasında yaklaşık 500 yıllık bir zaman farkı bulunması nedeniyle, rivayetlerle aktarılan ve yıllar içinde alıntılar halinde günümüze ulaşan bazı ifadelerin değişikliğe uğramış olabileceğini düşündüm. Çünkü bazı anlatımlar kendi içinde veya farklı kaynaklarda yer alan bilgilerle tam olarak örtüşmüyor; dikkatli okunduğunda bu durum fark edilebiliyor. Bununla birlikte, o dönemin yaşam şartları ve insanların olgunluk seviyeleri ile günümüzün şartları ve bakış açıları arasında önemli farklılıklar bulunduğu için bazı değerlendirmeleri kendi dönemlerinin koşulları içinde ele almak gerektiğine inanıyorum. Bu açıdan bakıldığında aktarılan bilgilerin büyük kısmı anlamlı ve kabul edilebilir görünüyor. Ancak ince bir çizgide, bazı davranış modellerinin ne o dönemin ne de bugünün şartlarına tam olarak oturmadığı hissine kapıldım. Bu da insana, aradaki 500 yıllık süreçte aktarımların kişilerin duygu ve düşüncelerinden etkilenerek bazı değişikliklere uğramış olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca tüm bilgilerin doğrudan İmam Gazali’nin ağzından birebir yazılmış kaynaklardan değil, çeşitli aktarımlar ve çeviriler yoluyla günümüze ulaşmış olması da bu tür farklılıkların doğal karşılanabileceğini gösteriyor.
Kitap genel olarak kalbi dünyaya aşırı bağlanmaktan korumaya, nefsin oyunlarını fark etmeye davet ediyor. Özellikle kitabı okurken yaptığım alıntılar, ara ara dönüp yeniden okunması gereken noktalar içeriyor. Kesinlikle okunmalı ve iç dünyamızda da istişaresi yapılmalı.