İnsanlar arasında yaşayabilmek için, herkesin kendi verili bireyselliğini, her nasıl olursa olsun kabul etmeli ve ondan, türü ve yapısı izin verdiği biçimde yararlanmayı düşünmeliyiz; ama ne değişmesini ummalı, ne de onu olduğu hali için yargılamamalıyız.
Nasıl ki küçük cisimler, gözümüze yakın tutulduklarında görüş alanımızı sınırlar; en yakın çevremizdeki insanlar ve olaylar da,son derece önemsiz ve değersiz olsalar bile, dikkatimizi ve düşüncelerimizi gereğinden çok meşgul ederler ve önemli düşünceleri ve olayları uzaklaştırırlar.