Abdullah b. Ömer (ra) anlatıyor:
"Resulullah (sas) ile birlikte olduğumuzda sürekli tevbe ederdi. Bazen bir mecliste iken yaptığı tevbeleri sayar, yüz kere 'Rabbim beni affet, tevbemi kabul et, sen tevbeleri kabul eden rahmet sahibisin.' dediğini tesbit ederdik."
Yanlış yaptığında tevbe et! Dünya, gözünde ayakkabının bağından daha değersiz olsun. Zira ondan ayrılıp Rabbine doğru yöneldiğinde amelinin dışında geride bıraktıklarının sana hiçbir faydası olmayacak, dedi.
Abdullah b. Abbas ilmin anahtarının soru sormak olduğunu düşünürdü. Bunca ilmi nasıl elde ettiği sorulduğunda "Soru soran bir dil, anlayışlı bir akıl ile." derdi.
Hasta ziyaretine gittiğinizde, ölmek üzere değilse yanında iken yedi kere 'Azim olan Allah'tan, arşın sahibi olan yüce Rabbimden sana şifa vermesini diliyorum.' diye dua edin, buyurdu.